Arama
ARAMA
Menü
ÜYELİK İŞLEMLERİ
Sepetim

RAMAZAN’I FARKLI BİR HAVAYLA YAŞAMAK

blog-alani-3---700x300px_.jpg

 

RAMAZAN’I FARKLI BİR HAVAYLA YAŞAMAK

Ramazan ayı her yıl gelir ama her Ramazan aynı yaşanmaz. Çünkü bu ay, sıradan zamanların devamı değildir. Ramazan, insanın durup kendine baktığı, iç sesini yeniden duymaya başladığı özel bir iklimdir. Bu yüzden Ramazan’ı farklı bir havayla yaşamak gerekir; alışkanlıklarla değil, farkındalıkla.

Bu ay bir iç muhasebe zamanımızdır. Günlük hayatın hızında çoğu zaman kendimize sormaya fırsat bulamadığımız sorular Ramazan’da usulca kapımızı çalar. “Neredeyim, neyi eksilttim, neyi çoğalttım?” diye düşünürüz. Bu sorgulama bir yargılama değil, bir fark ediştir. Çünkü Ramazan, insanı kırmadan eğiten bir öğretmen gibidir.

Aynı zamanda Ramazan bir yenilenme dönemidir. Yalnızca bedenimizi değil, kalbimizi ve niyetimizi de tazeler. Kelimelerimiz değişir bu ayda; sesimiz yumuşar, bakışımız derinleşir. Alışkanlıklarımızı gözden geçiririz, kalbimizdeki bazı yükleri sessizce bırakırız. Yenilenmek bazen büyük kararlar almak değil, küçük ama samimi adımlar atmaktır.

Ramazan bir karakter inşası ayıdır. Sabır, merhamet, kanaat ve şükür bu ayda yalnızca konuşulan kavramlar olmaktan çıkar; yaşanan değerlere dönüşür. Açlık, başkasının halini anlamayı öğretir. Susuzluk, nimetin kıymetini. Beklemek, sabrı. Paylaşmak, kalbin genişleyebileceğini.

Bu ay farklıdır. Çünkü davetçi bu ayı bize bir armağan olarak sunmuştur. Ramazan, Müslümanların çağrıldığı bir zamandır. Sofraya, duaya, secdeye ve en çok da kendimize…

Üstelik bu armağanın içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi saklıdır. Bir ömrün muhasebesinin tek bir geceye sığabildiği, samimi bir yönelişin kaderi değiştirebildiği eşsiz bir zaman.

Ramazan, midenin değil ruhun açlığının giderilmesi gereken bir aydır. Sofralar kurulur ama asıl doyurulması gereken kalptir. Bu kıymetli ayda neyle beslendiğimizi fark ederiz: Kırgınlıkla mı, umutla mı? Şikâyetle mi, şükürle mi?

Ramazan’ı farklı kılan, takvimdeki yeri değil; insanda bıraktığı izdir. Bu ay, doğru yaşandığında geçip gitmez. İçimizde kalır. Bizi biraz daha insan, biraz daha kul yapar.

Ramazan, bizim hayatımızın bir kandili gibidir. Yolu tamamen değiştirmez belki ama karanlıkta nerede durduğumuzu gösterir. Bazen de bir güneş gibidir; içimizi ısıtır, buz kesen kalbimizi çözer.

Bu ayı “gelip geçen” bir zaman gibi değil, “misafir” gibi karşılayalım. Kapıyı açıp buyur edelim, dinleyelim, uğurlarken içimizde bir iz bırakmasına izin verelim.

Çünkü Ramazan, takvimde duran bir ay değildir sadece. Ramazan, insanın içine doğan bir ışıktır. Kalplerimizin ışığını hiç söndürmeyelim.

Zeynep Kaya

Ramazan Ayında Aile
29.01.2026
Ramazan Ayında Aile
Ramazan ayının aile ve akrabalık bağlarını güçlendiren yönünü ele alan bu yazı; iftar sofraları, sıla-i rahim, ayet ve hadisler ışığında birlik, bereket ve manevi arınmayı anlatıyor.
Devamı...
RAMAZAN’I FARKLI BİR HAVAYLA YAŞAMAK
29.01.2026
RAMAZAN’I FARKLI BİR HAVAYLA YAŞAMAK
Ramazan ayının neden her yıl aynı ama her defasında farklı yaşandığını anlatan bu yazı; farkındalık, iç muhasebe, yenilenme ve kalbin eğitimi üzerine derin bir Ramazan tefekkürü sunuyor.
Devamı...
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.