Tükendi
Gelince Haber VerMısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın isyanı ve askerî kuvvetlerinin kazandığı zafer sonucunda Osmanlı için Mısır meselesi ciddi bir tehdit haline gelmişti. Bu durum, isyanın başından itibaren Osmanlı Devleti’ne müdahale için fırsat kollayan Rusya’nın, Doğu Sorunu’nda en önemli aktör konumuna yerleşmesine yol açtı.
Son dönemlerde içinde bulunduğu koşullar nedeniyle Rusya için bir tehdit olmaktan çıkan Osmanlı Devleti’nin varlığının muhafazası, özellikle I. Pavel’in saltanat devrinden itibaren Rus dış politikasının temel kaidesi haline gelmişti. Rusya, bu politikanın mimarı Kont Viktor Koçubey’in ifadesiyle, “kendisinden daha rahat ve sessiz bir komşu düşünülemeyecek olan” Osmanlı için ciddi bir tehlike olarak gördüğü Mehmed Ali Paşa karşısında son derece kararlı bir siyaset izleyecekti.
Dr. Şenay Döner Osmanlı’nın zihin dünyasında azılı bir düşman olarak görülen ve “Moskof” tabiriyle isimlendirilen Rusya ile Osmanlı Devleti arasında nispeten ılımlı rüzgârların estiği bir dönemi ele alıyor. Bâbıâli’nin bu süreçte Rusya ve Avrupa devletleri arasında izlediği siyaseti ortaya koyarak 19. yüzyıl Osmanlı diplomasi tarihine katkı sağlıyor. İngilizce, Rusça ve Türkçe kaynakları bir arada değerlendirerek ittifakın her iki tarafındaki niyetleri, zihniyeti ve üçüncü bir taraf olarak Avrupa devletlerinin bu gelişmeye verdiği tepkileri, başka bir deyişle, Osmanlı-Rus ittifakının Avrupa başkentlerindeki yansımalarını analiz ediyor.